Yenileşme Döneminde Yapılan Yenilikler

Share on twitter
Share on facebook
Share on linkedin
Share on email
Yenileşme Döneminde Yapılan Yenilikler

Yenileşme Döneminde Yapılan Yenilikler

19. yüzyıla gelindiğinde Osmanlı Devleti’nde sosyal, siyasi ve askeri açıdan Batı karşısında bir gerileme görülür. Özellikle askeri açıdan alınan yenilgiler, kaybedilen topraklar halkta bir bıkkınlık, yaşamdan memnun olmama, moral bozukluğu baş gösterir. Saray çevresi bu kötüye gidişi durdurmak için bazı tedbirler almayı zorunlu görür. Alınan tedbirlere geçmeden önce, bu dönemi anlamayı kolaylaştıran bozulmalardan söz edelim

Yönetim Alanındaki Bozulmalar

Kanuni’den sonra özellikle Hürrem Sultan’ın devlet yönetimine müdahale edip yönlendirme hırsı zaman içinde devlet yönetimindeki geleneğin yıkılmasına neden olmuştur. Bu dönemden sonra tahta çıkan padişahlar ordunun başında seferlere çıkmadılar. Şehzadelerin sancaklara gönderilme geleneği kaldırıldı. Bu yüzden şehzadeler, devlet işlerinde yeterli bilgi ve deneyime erişmeden devletin başına geçmeye başladılar. Bu durum saray kadınlarının, saray ağalarının ve ulemanın, yönetimde etkili olmalarına neden oldu. Ayrıca önemli devlet makamları, rüşvet ve iltimasla dağıtılır oldu.

Askeri Alanındaki Bozulmalar

III. Murat döneminden itibaren kapıkulu askerlerinin sayısı, usulsüz alımlarla arttı. Devlet yapısında bozulmalar, halkı askerliğe yöneltti. Devlet bunların maaşını ödemekte zorlandı. Yeniçeriler, geçim sıkıntısı çektiklerini ileri sürerek askerlik dışında işlerle uğraşmaya başladı. Tımarlar hakkı olanlara verilmedi ve tımar sistemi bozuldu. Kara ve deniz kuvvetleri giderek zayıfladı.

Ekonomi Alanındaki Bozulmalar

Coğrafi keşiflerin etkisiyle Osmanlı Devleti’nin elindeki ticaret yolları yön değiştirdi ve gümrük gelirleri büyük ölçüde azaldı. Savaşlarda başarılar elde edilemeyince harcamalar karşılıksız kaldı, ithalatın artması, kapitülasyonların giderek Avrupalı devletlerin sömürü aracı hâline gelmesi, Osmanlı ekonomisini zayıflattı. Akçenin değerinin düşmesi ve hazinenin açık vermesinden dolayı vergiler yükseltildi. Köylerden şehirlere göç başladı. Tüm bunlara bir de saray masraflarının artması eklendi.

Eğitim Alanındaki Bozulmalar

Sadece dini eğitim veren medreseler, çağın gerisinde kaldı, Pozitif bilimlerden gittikçe uzaklaşıldı ve Avrupa’da eğitim alanındaki yenilikler takip edilmedi. İyi bir eğitiminden geçmemiş pek çok kişiye ilmi rütbeler verildi. Sonuçta medreselerde verilen eğitim, çağın ihtiyaçlarını karşılayamaz duruma geldi.

Osmanlı Devleti’ndeki Yenilikler

Batı karşısında askeri alandaki yenilgilerden sonra ortaya çıkan moral bozukluğunu gidermek için devlet yetkilileri her alanda değişiklik yapmayı gerekli gördü. Bu amaçla Avrupa devletleri yakın takibe alındı. Özellikle o günün güçlü devletleri olan Fransa, İngiltere ve Almanya’ya öğrenciler gönderildi.

Bu öğrencilerin o ülkelerin gelişmesini sağlayan donanıma sahip olup bu donanımla ülkelerine gelmeleri ve devleti dönüştürmeleri hedeflendi. Avrupa’daki askeri okullarda okuyanlar, askeri alanda birçok yenilik yapılmasını sağladı. Mühendislik okulları açıldı, askere gereken silahları üretecek fabrikalar kuruldu. Devlet, Avrupa ile arasındaki askeri farkı hızla kapatmaya çalıştı.

Elbette yenilikler sadece askeri alanla sınırlı kalmadı. Avrupa’da okurken o ülkelerin yönetimleri, kanunları hakkında da bilgi sahibi olanlar, Osmanlı yönetiminde de bazı değişikliklerin yapılması gerektiğini söyleyip
bu alanda mücadeleye girdiler.

Özellikle Paris ve Londra büyükelçiliklerinde bulunan Mustafa Reşit Paşa, padişahın yetkilerinin sınırsız olmaması gerektiğini söyleyip bazı kanunların çıkarılması gerektiğini iddia etti. O dönemin aydınlarını da arkasına alan Mustafa Reşit Paşa, Tanzimat Fermanı olarak bilinen ilk kanunları 1839’da yayınlayarak yeni bir dönemin başlamasını sağladı. Bu ferman Gülhane Parkı’nda kalabalık heyete okunduğu için “Gülhane Hatt-ı Hümayunu” adıyla da anılır.

Tanzimat’ın İlanı ve Tanzimat Fermanı

Osmanlı Ordusu’nun Mehmet Ali Paşa komutasındaki Mısır ordusuna yenilmesinin ardından tahta çıkan Sultan Abdülmecit, Londra’da elçilik yapan Mustafa Reşit Paşa’yı Hariciye nazırı yaptı. Osmanlı Devleti’nin bir Avrupa devleti olabilmesi için Avrupa’daki hukuk ve yönetim alanıyla toplumsal alandaki yenilikleri uygulamanın gerekliliğine inanan Mustafa Reşit Paşa, bir ıslahat programı hazırladı.

Dört ay kadar bir hazırlık aşamasından sonra Reşit Paşa, genç padişahı Tanzimat Fermanı’nı ilân etmeye ikna etti. Reşit Paşa, Tanzimat Fermanı’nı padişah, devlet adamları, yabancı elçiler ve halk huzurunda 3 Kasım 1839’da Gülhane Parkı’nda okudu.

Tanzimat Fermanı Maddeleri

» Kimsenin can ve malına, namusuna mezhep farkı gözetmeksizin dokunulmayacak ve buna tarafımızdan tam bir emniyet garantisi verilecektir. Hristiyan ve Müslüman halk arasında mutlak bir hukuksal eşitlik sağlanacaktır.

» Mahkemeler açıkça yapılacak, bunun neticesi olarak bir mahkemenin kararı olmadan hiç kimsenin özgürlüğüne dokunulmayacağı gibi herhangi bir cezanın uygulanması mümkün olmayacaktır. Mahkeme edilmeden kimse idam edilmeyecektir.

» Ulema ve vezirler, suç işlediklerinde rütbe ve sıfatları nazara alınmayarak ceza kanunları hükümlerince yargılanacaktır.

» Hiç kimseden kanunsuz vergi alınmayacak ve vergi mükellefiyetinde malî iktidar göz önünde tutulacaktır.

» Süresiz ve keyfi askerlik usulü kaldırılarak yerine herkesi kapsayan bir yönetim uygulanacaktır.

» Rüşvet, kesin olarak kalkacak ve buna cesaret edenler şiddetle cezalandırılacaktır.

» Devlet işleri hakkında yapılacak toplantılarda, iştirak edenler fikirlerini özgürce ve çekinmeden söyleyebileceklerdir. Hükümdar, bizzat kendisi bu kurallara uymayı ve bunlara aykırı davranmamayı kabul ettiği gibi, bilginler ve devlet büyükleri de bu konuda yemin edeceklerdir.

Tanzimat’ın ilanı Osmanlı toplumunda birçok değişimin yaşanmasına neden oldu. Bunlardan en önemlisi padişahın tek söz sahibi olma yetkisi azaltıldı ve padişah kanunlarla sınırlandı. Bu durum halkta zaman içinde hakkını arama, hukuka ve adalete değer verme bilincini geliştirdi.

Özellikle o dönemin edebiyatçıları bu getirilen değişiklikleri halka anlatabilmek için seferber oldu. İlk resmi gazete olan Takvim-i Vekayi, yarı özel gazete olan Ceride-i Havadis ve ilk özel gazete olan Tercüman-ı Ahval gazeteleri halkı bilgilendirme konusunda öncü oldu.

Tanzimat’la Türk toplumunda ilk özgür düşüncenin tohumları atılmış bulunuyordu. Özgürlük düşüncesinin kaynaklandığı ilk yerlerden biri, Fransa olmuştu. Fransız halkı, hükümetlerini tabandan gelen itici bir güçle, devrimlere zorlamıştı.

Osmanlı Devleti’nde ise, bunun tam tersi oluyor, devrim tepeden geliyordu. Tanzimat Fermanı’nın ilanıyla siyaset, idare, eğitim alanlarında Batı uygarlığına resmen katılmış oluyorduk. Toplumumuza yeni bir hayat, yeni bir düşünme biçimi geliyor devlet kurumları Batı’ya göre yeniden düzenleniyordu.

Tanzimat Fermanı, Osmanlı Devleti’nin anayasal düzene geçişinin ilk aşamasıdır. Tanzimat Fermanı ile ilk kez insan hakları konusunda yenilikler yapılmıştır.

Tanzimat devrinde 1845, 1847 ve 1849 tarihli iradeler ile 1858 tarihli Arazi Kanunnâmesi toprakta özel mülkiyete geçişi sağladı. 1840 ve 1851 tarihlerinde hazırlanan ceza kanunlarıyla Batılı hukuk anlayışı Osmanlı ülkesine girdi. Yeni bir adliye teşkilatı kuruldu, bunlar şer’î dâvaların dışında kalan dâvalara bakacaklardı.

Türk Dili ve Edebiyatı Konularını Görmek İçin Linke Tıklayın

İLGİLİ YAZILAR

9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı DYK Kurs Planı
Araştırma
Editör

9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı DYK Kurs Planı 2021-2022

Ana Başlıklar;9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı DYK Kurs Planı 2021-2022Kurs Planları Nasıl Hazırlanırİlginizi Çekebilecek Konuları 9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı DYK Kurs Planı