Ülkemizde Nüfus Artışı Nedenleri, Nüfus Artışının Yararları ve Zararları

Ülkemizde Nüfus adlı bu yazımızı okuduktan sonra Sizlere daha iyi hizmet verebilmek adına eksiklerimizi bize bildirmenizi ayrıca Ülkemizde Nüfus adlı yazımıza eklenmesini istediğiniz konuları bizlerle paylaşmanızdan memnuniyet duyarız.

Ülkemizde Nüfus

Nüfus: Sınırları belli bir alanda yaşayan insan sayısına denir.
Nüfus Yoğunluğu: Bir yerde kilometre kareye düşen insan sayısına denir.
Belli bir alanda yaşayan nüfusun, o alana oranıyla nufus yoğunluğu elde edilir.
Nufus yoğunluğu; Ülkenin genişliği ve toplam nüfus hakkında bilgi verir. Kişi/km2 olarak gösterilir.

Nüfus yoğunluğunu bulmak için kullanılan formül;

Nüfus Yoğunluğu = Toplam İnsan Sayısı / Yüzölçümü

Yapılan ilk Nufus Sayımları

– Osmanlı Devletinde ilk nüfus sayımını II. Mahmut Yaptırmıştır (1831). Amacı askere alınacak erkek sayısını tespit ve vergi toplanacak kişileri belirlemekti.

– Türkiye Cumhuriyetinde ilk nüfus sayımı 1927 yılında yapıldı. İkinci olarak 1935 yılında yapıldı. Bundan sonra 1990 yılına kadar 5 yılda bir nüfus sayımı yapıldı. 1990’dan sonra 10 yılda yapılması kararlaştırıldı.

– Ülkemizde nüfus sayımını TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) yapar. TÜİK’in eski adı DİE’dir (Devlet İstatistik Enstitüsü ) .

– Genel nüfus sayımları yurdumuzda bulunan insanların sayısını ve niteliklerini belirlemek için yapılır. Yani nüfusun yaş ve cinsiyet durumu, okuryazarlık ve öğrenim durumu, iş durumu, medeni durumu, köy ve kentsel durumu tespit eder.

Nüfus Sayımının Sebepleri

1 – Yaşayan insan sayısı
2 – Nüfusun eğitim-öğretim durumu
3 – Nüfusun yaş durumu
4 – Nüfusun ekonomik faaliyet kollarına dağılımı
5 – Kırsal ve Kentsel nüfus bilgileri
6 – Nüfusun medeni durumu
7 – Çalışan insan sayısı gibi veriler elde edilir.

Nüfus Artışı: Sınırları belli bir alanda, belirli bir süre içinde meydana gelen insan sayısındaki çoğalmaya denir. Bir yerdeki nüfus artışı; doğumlara, ölümlere, göçlere, sağlık ve beslenme olanaklarının artmasına bağlıdır. Bir yerde doğum oranı ölüm oranından fazla ise orada nüfus artışı var demektir. Nüfusun bu şekilde çoğalmasına Doğal Nüfus Artışı denir.

Nüfusun Dağılışını Etkileyen Etkenler

Fiziki Faktörler : İklim özellikleri, Yer şekilleri, Toprak özellikleri, Su kaynakları

Beşeri Faktörler : Sanayileşme, Tarım, Yeraltı kaynaklarının işletilmesi, Ticaret, Turizm, Ulaşım

NOT: Nüfus dağılımında beşeri faktörler daha çok etkiliyse, o ülke sanayileşmiş ve gelişmiş ülke demektir.

NOT: 2006 yılından itibaren nüfus sayım sistemi değişmiş, adrese dayalı nüfus sayımı yapılmaya başlanmıştır (vatandaşlık numarası esas alınarak).

Türkiyenin Nufus Dağılımı

* Türkiye’de kıyı kesimleri, iklimin elverişli olmasından dolayı tarımsal etkinlikler için uygun koşullar oluşturur. Bu nedenle kıyı kesimlerinde nüfus yoğunluğu fazladır.

* Kışları çok soğuk geçen yüksek ve engebeli alanlar ile kuraklığın yaygın olduğu kesim­lerde nüfus yoğunluğu azdır.

Türkiye’de Nüfusun Yoğun Olduğu Kesimler :

Çatalca-Kocaeli Bölümü başta olmak üzere Marmara Bölgesi, Ege Bölümü, Çukurova ve Akdeniz kıyı kesimi, Doğu Karadeniz’in kıyı kesimleri, İç kesimlerde verimli alüvyal ovalar.

Türkiye’de Nüfusun Seyrek Olduğu Kesimler :

Doğu Karadeniz’in iç kesimleri, Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki yüksek platolar, Hakkari Bölümü(Doğu Anadolu), Menteşe Yöresi(Akdeniz), Teke ve Taşeli platoları(Akdeniz), Yıldız Dağları Bölümü(Marmara)

Devletin Vatandaş İçin Oluşturduğu Projeler

Devlet insanların eğitim, sağlık gibi imkânlarını karşılar. Ancak gönüllü vatandaşlar da devlete yardım ederek okul, hastane gibi devlet kurumu yaptırarak devlete yardım edebilir. Ya da dernek vakıflar aracılığıyla kişilere veya öğrencilere maddi ve manevi yardımda bulunabilir.

– “Haydi Kızlar Okula” kampanyası ile okul çağındaki bir çok kız öğrencinin okuması sağlanmıştır.

– “Temel Eğitime Destek” kampanyası ile vatandaş ile devlet okullar yapmakta, onarmakta, ekonomik durumu zayıf öğrencileri okutmaktadır.

– Darüşşafaka Cemiyeti kendi okullarını açarak genelde babası olmayan çocukları alarak okutmaktadır. Bu görevi topladığı bağışlarla yerine getirmektedir.

– ÇATOM (Çok Amaçlı Toplum Merkezi) GAP projesi kapsamında Güney Doğu Anadolu’daki illerde kurulmuştur amacı kız ve kadınlara kurslar açarak onlara meslek edindirmektir.

Devlete bağlı sosyal güvenlik kurumları

Sosyal güvenlik kurumlarının amacı insanların emekli olmasını sağlamaktır.
Devletimiz her vatandaşının devlet güvenlik kurumlarına kayıtlı olmasını sağlamaya çalışmaktadır.
Sigortasız işçi çalıştıran kurumları uyarmakta veya cezalandırmaktadır.

1- Emekli Sandığı: Memurların bağlı olduğu sosyal güvenlik kurumudur.

2- Bağ-Kur: Esnaf ve sanatkarların bağlı olduğu sosyal güvenlik kurumudur.

3- SSK: Özel kurumlarda, veya fabrikalarda çalışanların bağlı olduğu sosyal güvenlik kurumudur.

Göç Nedir Sonuçları Nelerdir?

Göç: İnsanların bir yerden başka yere taşınmasına göç denir. Yer değiştirmeler ülke içinde olursa “iç göç” ; ülke dışına olursa “dış göç” denir.

İç Göçün Temel Sebepleri: Ekonomik imkânlar, eğitim imkânları, kan davası, terör gibi olaylar etkilidir.

Mevsimlik Göç: Kişilerin belli süreler için başka yerlere giderek çalışması sonra yerine dönmesidir.

Beyin Göçü: Doktor, mühendis, bilim adamı gibi yetişmiş kişilerin başka ülkelerde çalışmasına beyin göçü denir.

Beyin göçü ülkenin gelişmesini yavaşlatır. Beyin göçünün sebepleri ülkede imkanların sınırlı olması, devletin ilgisizliği, ülkedeki kanuni düzenlemelerin yetersiz yada karmaşık olmasıdır.

Kırsal Yerlerden Kentlere Göçün Nedenleri

1- Tarımda makineleşmenin artması

2- Hızlı nüfus artışı

3- Kentlerdeki iş olanakları

4- Kentlerdeki eğitim ve sağlık olanakları

– En çok göçü Karadeniz ve Doğu Anadolu ve Güney Doğu Anadolu Bölgeleri verir. Göç veren başlıca iller; Artvin, Kars, Gümüşhane, Sinop, Kastamonu, Siirt, Trabzon, Kırklareli ve Rize’dir.

– En çok göç alan yerler; İstanbul, İzmir, Adana, mersin gibi büyük ve sanayisi gelişmiş illerdir

Kentlere Göçün Sonuçları

1- Kentlerde altyapı ve eğitim sorunları oluşur.

2- Gecekondulaşma sorunu.

3- Çevre kirliliği ve gürültü kirliliği.

4- Çevreye uyum sorunu yaşanması (kültür çatışması)

5- Doğal çevrenin bozulması

6- Yol, su, elektrik, sağlık kuruluşlarının yetersizliği.

Yerleşme Ve Seyahat Özgürlüğü: Anayasamızın 23. maddesi gereğince istediği yere yerleşebilir veya seyahat edebilir. Ancak bu hakları savaş, terör, salgın hastalık, tarihi eser bölgelerine zarar vermemek gibi nedenlerle bu hakları kanunlarla kısıtlanabilir.

– İnsanlar salgın hastalık olan yerlere, tarihi eser kalıntıları olan yerlere (sit alanları), hazine ve ya özel arazilere yerleşemez.

– Seyahat hakkı ise kişinin suç işlenmesi, sağlın hastalık bölgelerine gitme veya ayrılma gibi durumlarda kısıtlanabilir.

Anadolu Ajansına Göre Güncel Nufus Durumu

Türkiye’nin nüfusu, 2019’da bir önceki yıla göre 1 milyon 151 bin 115 kişi artarak 83 milyon 154 bin 997 kişi olurken, yıllık nüfus artışı binde 13,9’a geriledi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ”Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi 2019 Sonuçları”nı açıkladı.

Buna göre, 2018 yılı itibarıyla 82 milyon 3 bin 882 kişi olan ülke nüfusu, 1 milyon 151 bin 115 kişi artarak geçen yıl 83 milyon 154 bin 997 kişiye ulaştı.

Erkek nüfusun oranı yüzde 50,2 (41 milyon 721 bin 136 kişi), kadın nüfusun oranı yüzde 49,8 (41 milyon 433 bin 861 kişi) olarak kaydedildi.

Yıllık nüfus artış hızı, 2018’de binde 14,7 iken 2019’da binde 13,9’a geriledi.

İl ve ilçe merkezlerinde ikamet edenlerin oranı 2018’deki yüzde 92,3’lük orandan 2019’da yüzde 92,8’e yükseldi.
Belde ve köylerde yaşayanların oranı ise yüzde 7,2’ye düştü.

İstanbul’un nüfusu 15 milyon 519 bin 267 kişiye ulaştı

Buna göre, İstanbul’un nüfusu 2019’da bir önceki yıla göre 451 bin 543 kişi artarak 15 milyon 519 bin 267 kişiye ulaştı. Türkiye nüfusunun yüzde 18,66’sının ikamet ettiği İstanbul’u, 5 milyon 639 bin 76 kişi ile Ankara, 4 milyon 367 bin 251 kişi ile İzmir, 3 milyon 56 bin 120 kişi ile Bursa ve 2 milyon 511 bin 700 kişi ile Antalya izledi.

Tunceli, 84 bin 660 kişi ile en az nüfusa sahip olan il oldu. Tunceli’yi, 84 bin 843 kişi ile Bayburt, 97 bin 319 kişi ile Ardahan, 142 bin 490 kişi ile Kilis ve 164 bin 521 kişi ile Gümüşhane takip etti.

Yaşlı Nufus Artıyor

Doğurganlık ve ölümlülük hızlarındaki azalmaya bağlı olarak, yaşlı nüfusun arttığı ve ortanca yaşın yükseldiği görüldü. Türkiye’de 2018 yılında 32 olan ortanca yaş, 2019 yılında 32,4’e yükseldi. Cinsiyete göre, ortanca yaş erkeklerde 31,4’ten 31,7’ye, kadınlarda ise 32,7’den 33,1’e yükseldi.

İllere göre dağılımında, Sinop’un 40,8 ile en yüksek ortanca yaş değerine sahip olduğu belirlendi. Sinop’u 40,2 ile Balıkesir ve 39,9 ile Giresun izledi. Diğer yandan 20,1 ile Şanlıurfa en düşük ortanca yaşa sahip il oldu. Şanlıurfa’yı 20,9 ile Şırnak ve 21,8 ile Ağrı takip etti.

Cinsiyete göre dağılımına bakıldığında, erkeklerde 39,5 ile Sinop’un en yüksek ortanca yaşa sahip il olduğu görüldü. Şanlıurfa 19,7 ile en düşük ortanca yaşa sahip il olarak dikkati çekti. Kadınlarda 42,1 ile Sinop yine en yüksek ortanca yaş değerine sahip il olurken, Şırnak 20,5 ile en düşük ortanca yaş değerine sahip il olarak belirlendi.

Çalışma çağı nüfusun oranı arttı

Çalışma çağı olarak tanımlanan 15-64 yaş grubundaki nüfusun oranı, 2007 yılında yüzde 66,5 iken 2019 yılında yüzde 67,8’e yükseldi. Çocuk yaş grubu olarak tanımlanan 0-14 yaş grubundaki nüfusun oranı yüzde 26,4’ten yüzde 23,1’e gerilerken, 65 ve daha yukarı yaştaki nüfusun oranı ise yüzde 7,1’den yüzde 9,1’e yükseldi.

Çalışma çağındaki birey başına düşen çocuk ve yaşlı birey sayısını gösteren toplam yaş bağımlılık oranı, 2018 yılında yüzde 47,4 iken 2019 yılında yüzde 47,5’e yükseldi.

Ekonomik olarak aktif olan birey başına düşen çocuk sayısını ifade eden çocuk bağımlılık oranı, yüzde 34,5’ten, yüzde 34,1’e gerilerken, çalışan kişi başına düşen yaşlı birey sayısını ölçen yaşlı bağımlılık oranı ise yüzde 12,9’dan yüzde 13,4’e yükseldi. Diğer bir ifadeyle, Türkiye’de 2019 yılında, çalışma çağındaki 100 kişinin, 34,1 çocuğa ve 13,4 yaşlıya baktığı hesaplandı.

Türkiye’de kilometrekareye 108 kişi düştü

Nüfus yoğunluğu olarak tanımlanan “bir kilometrekareye düşen kişi sayısı”, Türkiye genelinde 2018 yılına göre 1 kişi artarak 108 kişiye yükseldi.

Nüfus yoğunluğu en yüksek il kilometrekareye düşen 2 bin 987 kişi ile İstanbul olurken, İstanbul’dan sonra 541 kişi ile Kocaeli ve 364 kişi ile İzmir nüfus yoğunluğu en yüksek olan iller oldu.

Diğer yandan nüfus yoğunluğu en az olan il ise bir önceki yılda olduğu gibi kilometrekareye düşen 11 kişi ile Tunceli oldu. Tunceli’yi 20 kişi ile Ardahan ve Erzincan illeri izledi.

Yüz ölçümü büyüklüğünde ilk sırada yer alan Konya’nın nüfus yoğunluğu 57, en küçük yüz ölçümüne sahip Yalova’nın nüfus yoğunluğu ise 320 olarak hesaplandı.

Yabancı nüfus oranı

Öte yandan, Türkiye’de ikamet eden yabancı nüfus bir önceki yıla göre 320 bin 146 kişi artarak 1 milyon 531 bin 180 kişi oldu. Bu nüfusun yüzde 50,8’ini erkekler, yüzde 49,2’sini kadınlar oluşturdu.

Yabancı uyruklu nüfus kapsamında, ikamet veya çalışma iznine sahip kişiler, ikamet izni yerine geçen kimlik belgeleri ve adres beyanı olanlar, izinle Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından çıkan geçerli adres beyanı olan mavi kart hamili kişiler değerlendirildi.

Kurs, turizm, bilimsel araştırma gibi nedenlerle 3 aydan kısa süreli vize veya ikamet iznine sahip yabancılar ile geçici koruma statüsüyle ülkede bulunan Suriyeliler nüfusa dahil edilmedi.
Ülkemizde Nüfus

İlginizi Çekebilecek Konular

Güncel Yazılı Soruları

Lgs Puan Hesaplama MEB (2019-2020)

LGS Deneme Sınavı PDF İndir

2020 YKS (TYT-AYT) Konuları ve Soru Dağılımları (ÖSYM)

TYT Deneme Sınavları PDF İndir (2019)

AYT Deneme Sınavları PDF İndir

Töder Türkiye Geneli (TYT-AYT) Denemeleri PDF

Lgs Puan Hesaplama MEB

Takdir Teşekkür Hesaplama

TYT Konuları ve Soru Dağılımları

AYT Konuları ve Soru Dağılımları

9-10-11. Sınıflar Bursluluk Sınavı Soruları 2019
fen-bilimleri-konu-anlatimlari

No comment