Türk Dili ve Edebiyatı

Tanzimat Döneminde Şiir ve Özellikleri

Tanzimat Döneminde Şiir ve Özellikleri

Türk toplumunda kültürel anlamdaki bütün değişmeler önce şiirde kendini göstermiştir. İslamiyet öncesinden günümüze halk kültürü içinde taşınan halk şiirinde çok büyük değişiklikler olmasa bile, aydınların oluşturduğu edebiyatta kültürel değişikliklerle birlikte birçok değişim yaşanmıştır.

Türk şiiri, 19. yüzyılın ortalarına gelinceye kadar, büyük ölçüde dini değerlerin oluşturduğu Doğu’ya ait kaynaklardan beslenmiştir. Kendi seyrinde devam eden şiirimiz, 13. yüzyıldan başlayarak divan şiiri denen köklü bir şiir geleneği içinde gelişmeye başlamış ve bu gelenek yüzyıllar boyu saltanatını sürdürmüştür. Şiirimiz, 19. yüzyıldan itibaren yavaş da olsa bu geleneğin dışında bir değişme, yenileşme sürecine girmiştir. Ama yüzyılların birikimi olan bir şiir geleneğinin birdenbire değişmesi mümkün olmamıştır.

Şiirimizdeki hızlı ve asıl değişme 19. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkan Tanzimat’la olmuştur. Çünkü bu devir, bir değişme ve geçiş dönemidir. Toplumumuz Tanzimat sonrasında yeni bir medeniyet dairesinin içine girmiştir. Bu dönemden itibaren Doğu’ya has yaşam tarzından Batılı yaşam tarzına geçilmiştir. Bu medeniyet değişikliğine paralel olarak bireysel ve toplumsal hayatımız hızlı bir değişim süreci yaşamıştır. Şiirimiz de bu değişime ayak uydurmak zorunda kalmıştır. Yani Tanzimat şiiri, bir medeniyet değişmesinin sonucu olarak ortaya çıkmıştır.

Tanzimat edebiyatı sanatçıları her şeyden önce şiirin konusunu ve anlatımını değiştirdiler. Namık Kemal, “Lisan-ı Osmani’nin Edebiyatı Hakkında Bazı Mülahazalar” isimli uzun makalesinde şiirin, fikrin gelişmesine ve halkın eğitilmesine olan büyük hizmetinden söz eder. Divan edebiyatının gerçekle ilgisizliğine, yapmacıklığına, boşluğuna şiddetle hücum eden Namık Kemal, edebiyatın yeniden düzenlenmesini ister. Bunun için de her şeyden önce yeni bir anlatım yolu, yeni bir dil bulunmasını gerekli görür. Dilin bir an önce konuşma diline yaklaştırılması gerektiğini savunur. Buna rağmen Tanzimat şiirinin dilinin sade olduğunu söylemek zordur.

Tanzimat şiirinin divan şiirine bağlı kaldığı unsurlar daha çok biçim alanındadır. Bu dönemde hece veznine olan ilgi biraz artmışsa da aruz eski hakimiyetini sürdürmüş, divan şiirinin nazım şekilleri aynen kullanılmıştır.

Şiirin konusu değişmiş, aşk, hasret, ayrılık gibi kişisel konular bir yana bırakılmış, eşitlik, özgürlük adalet, hukuk gibi toplumsal konulara önem verilmiştir.

Ancak bu, daha çok l. Tanzimatçılar denen Şinasi, Ziya Paşa, Namık Kemal gibi sanatçılarda görülür.

II. Tanzimatçılar denen Recaizade Mahmut Ekrem, Abdülhak Hamit Tarhan, Samipaşazade Sezai‘de ise kişisel konular yeniden ele alınmıştır.

Tanzimat Şiiri 1. ve 2. Dönem Karşılaştırması

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu