Maniler

Maniler / Mani Çeşitleri / En Güzel Maniler

Maniler / Mani Çeşitleri / En Güzel Maniler

“Mani” kelimesinin nereden doğduğu tam olarak bilinmemekle beraber, eski Türkçede “mahnı” sözcüğünden türediği ya da Arapçadaki “mana” kelimesinin bozulmasıyla ortaya çıktığı kabul edilir.

Maniler, çoğunlukla dörder dizeli küçük şiirlerdir. Manilerde dizeler yedişer hecelidir; ancak bazı maniler de dört, beş, sekiz ya da on birli hece ölçüsüyle söylenmiştir. Uyak düzeni “a a ba” dır, yani ilk iki dizeyle son dize birbiriyle uyaklı, üçüncü dize serbesttir.

Manide anlatılmak istenen konu ve düşünce, son iki dizede dir. İlk iki dize ise uyağı sağlamak için kullanılır. Manilerde çoğu kez konu ve tema aşktır.  Bazı manilerde birinci mısra öbür mısralara nazaran daha kısadır. Bu bir hazırlık mısrasıdır; “ayak” adını alır. Böyle manilere “ayaklı” ya da “cinaslı mani” denir.

Cinas, söylenişleri aynı, anlamları farklı olan sözlerdeki sanata denir. Bu tip sözlerle yapılan uyağa, cinaslı uyak denir. Bu sanata da cinas sanatı denir.

 

Manilerden Seçmeler

Art ile önü gelmez
Bugünü dünü gelmez
Sonu gelir her şeyin
Hasretin sonu gelmez

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Acı yaşlar döker mi
Gam yüreğe çöker mi
Bilmem ki her seven
Böyle azap çeker mi

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Ağlamadan gülemem
Kötü söz söyleyemem
Gözüm gayet açıktır
Ben dalgaya gelemem

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Aşk pek büyük kudrettir
Sevilmemek zillettir
Bir başka gül koklamak
Aşıka ihanettir

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Aşkın bak neler etti
Ömrümü heder etti
Ağlamaktan yüzümde
Gözyaşları yer etti

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Altın yüzük feruza
Tembih edin horoza
Bu gece çok ötmesin
Yar girdi uykumuza

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Anahtar yüz anahtar
Dil kilit yüz anahtar
Kilitli gönül evi
Açamaz yüz anahtar

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Ah o gözler o gözler
Yolumu ah o gözler
Yıkmadı dağlar beni
Yıktı o ahu gözler

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Akan sular durulsun
Ahım senden sorulsun
Bir intizar edersem
Çok perişan olursun

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Aç yüzünün nikabın
Görelim dertli beni
Güzel senin aşk sevdan
Ediyor dertli beni

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Ağaç başı sarmaşık
Boyuna oldum aşık
Her aklıma gelende
Ağzım kalır hep açık

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Ağıt yaktım bir güle
Ucu değdi sümbüle
Sümbül vefasız çıktı
Haber verdi bülbüle

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Altın yüzük parmakta
Çifte ben var yanakta
Öyle bir yarim vardır
Şu karşı ki konakta

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Atın tasın kenarı
İçine kırdım narı
Gönderdim yola vurdum
Kaytan bıyıklı yâri

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Bulgurdan aşım olsun
Tasasız başım olsun
Rızkı gönderen Allah
Sabır yoldaşın olsun

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Bahçede kirazın var
İnci gibi dişin var
Yanık yanık ah çekme
Söyle kimde arzun var

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Bolluğu bulacaksın
Neşeyle dolacaksın
İnan bana yakında
Sen zengin olacaksın

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Bak bibere bibere
Hep kırmızı dizmişler
Tombul bilekli gelin
Seni bana yazmışlar

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Bağlardan geldi üzüm
Yalan değildir sözüm
Dünyayı güzel sarsa
Yalnız sendedir gözüm

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Bulut açmaz ay çıkmaz
Seveni gece sıkmaz
Yar mutlak gelecekse
Şık yine de bıkmaz

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Bağda üzüm bal olur
Sarmaşıklar dal olur
Yar görünür uzaktan
Bende de bir hâl olur

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Bazen yanar sönerim
Duman olur tüterim
Yarimin hasretinden
Bülbül gibi öterim

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Bunca güzel içinde
Parıldayan yıldızsın
İnadın vardır ama
Cana yakın bir kızsın

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Bunu kim bile deme
Ağlaya güle deme
Dostun var düşmanın var
Sırrını ele deme

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Bal mısın şeker misin
Karanfil eker misin
Dünyada yaktın beni
Ahrette çeker misin

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Balını verir arı
Yeşil kırmızı sarı
Kırlar çiçekle dolar
Her işi yapan Tanrı

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Böğürtlen ektim taşa
Çıkmadı kaldı kışa
Ben sevdim eller aldı
Emeğim gitti boşa

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Bahar gördüm yaz gördüm
Güzel gördüm naz gördüm
Her tarafı dolaştım
Senin gibi az gördüm

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Cami yaptım taş gerek
Penceresi beş gerek
Allahım devlet verdi
Kullanmaya baş gerek

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Cümle alem biliyor
Aşkın yürek deliyor
Senin bulunduğun yer
Bana cennet geliyor

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Coşkun sular akarsa
Ateş olup yakarsa
Görmez olsun bu gözler
Başkasına bakarsa

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Camilerden hû gelir
Çeşmelerden su gelir
Sen orada ben burada
Elimizden ne gelir

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Can evimden vuruldum
Vallahi çok yoruldum
Hasretinden ölmüşüm
Seni gördüm dirildim

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Can gözüm onu görse
Kabulümdür ne derse
Yüzünü gördüğüm yok
Bari rüyama girse

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Can gözüm uyanıktır
Sevmeyenler sanıktır
Bir zavallı kalbim var
Güzellerden yanıktır

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Can üstünde cananım
Ona vardır imanım
Biraz uzaktan görsem
Kaynar içimde kanım

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Canım gibi severim
Ne düşünür sezerim
Dilimde onun ad
Canan diye gezerim

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Çıktım hastahaneden
Kısmet aldım taneden
Allah’tan cefa bulsun
Sevdiğimi tan eden

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Çağırırım hû derim
Ağzım yandı su derim
Yarim gelip geçtikçe
Sevdiğim hep bu derim

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Çağlayan deresinde
Bilmem ki neresinde
Sen varsın yalınız sen
Kalbimin köşesinde

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Çağlayanlar çağlasın
Bana kimler ağlasın
El sürmeyin yarama
Yarim gelsin bağlasın

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Çeşme buldum taşı yok
Yüzük buldum kaşı yok
Şurada bir kuş öter
Bencileyin eşi yok

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Çini tabakta vişne
Gel gönül aşka düşme
Bu aşkın sonu çıkmaz
Nafile dile düşme

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Çeşmesi var taşı yok
Suyu var kurnası yok
Sevdim ise ben sevdim
Keyfimin kahyası yok

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Çeşmeden içer suyu
Uysaldır gayet huyu
Güzellerin içinde
Eşsizdir fidan boyu

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Çeşmeden su akıyor
Sevdan beni yakıyor
Sık sık kapımdan geçme
Anam camdan bakıyor

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Dünya bir çarktır döner
Kah parlar kâhi söner
Bu bir iniş yokuştur
Düşman iner dost biner

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Dünya değirmen döner
İnsan ışıktır söner
Sevdin alamadın m
Yanar yüreğin yanar

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Düşmanlar ne der bana
Yüzünü göster bana
Sana bir çift sözüm var
Kalağını ver bana

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Düşürdüm bir hendeğe
Giremedim gerdeğe
Layık mi bu yaptığın
Seni seven erkeğe

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Dere boyu düz gider
Bir körpecik kız gider
Kız yolunu şaşırmış
İnşallah bize gider

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Dere boyu düz gider
Bir kınalı kız gider
Dost olur düşman olur
Dilden dile söz gider

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Develer sürü sürü
Yürü sevdiğim yürü
Öldürdüğün yetmedi
Bir de ardından sürü

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Dertsiz dertliye bakmaz
Bu sevda böyle kalmaz
Derler ki kış gününde
Dağlar misafir almaz

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Deryadan gemi geldi
Gönlümün gamı geldi
Ağla gözlerim ağla
Ayrılık demi geldi

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Develer katar gider
Baş başa çatar gider
Böyle yari kim görmüş
Aşkını atar gider

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Dut ağacı burulur
Dibinde su durulur
Eller yârim dedikçe
Benim boynum burulur

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Düşeyim burkulayım
Peşine takılayım
Daha ben niceye dek
Yanayım, yakılayım

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Dağlar başın alaydım
Çağıraydım çalaydım
Gidip yârin yanına
Gamlı gönlün alaydım

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Dağlarda yeşil meşe
Bayılırım yemişe
Gönlüm hala tazedir
Yaşım gelse yetmişe

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Elbiseyi biçemem
İyi kötü seçemem
Dünyamdan geçerim de
Nazlı yardan geçemem

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Elem beni terketmiyor
Hiç de fasıla vermiyor
Nihayetsiz bu takibe
Doğrusu takat yetmiyor

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Elimi paraladı
Yüzümü karaladı
Bir gül seveyim dedim
Dikeni yaraladı

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Eridim kamış oldum
Bir sevdaya tuş oldum
Bu sevdanın yüzünden
Yuva tutmaz kuş oldum

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

El başına
Geç gönül el başına
Kendin çöz kendin tara
Değmesin el başına
Ben yarime kavuştum
Darısı el başına

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Erzurum’dan kalk da gel
Sular gibi ak da gel
Sana zorla gel demem
Sen kalbine bak da gel

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Evler senin ev senin
İçi dolu mal senin
Yirmi beş nalbant kızı
Kır at ve nalbant senin

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Evleri çöktü bugün
Gediği açtı bugün
Çini çuhalı yârim
Fikrime düştü bugün

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Evleri gediktedir
Yeşil perde yüktedir
Ben yârimi tanırım
Beşinci bölüktedir

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Evleri görünüyor
Gönüldür yeriniyor
Bu çekecek dert değil

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Mevla’m sabır veriyor
Evim barkım atayım
Varım yoğum satayım
Mezarında yer varsa
Ben de girip yatayım

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Evimin önü yandı
Kız kapıya dayandı
Oğlan küçücük idi
Öğleyin de uyandı

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Evin içinde duvar
Duvar altında su var
Ağlama benim yarim
Kafir kaynanan duyar

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Ey sevgili Emine
Gel bahçenin dibine
Aldım ona bir kuşak
Sarıversin beline

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Fırın içinde kürek
Tıp tıp atıyor yürek
Sevgilim yeter bana
Para pul neme gerek

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Fark ettirmeden daldı
Gelip gönlümü çaldı
Gülünü aldı rakip
Dikeni bende kaldı

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Felek bunu çekemez
Bileğini bükemez
Dünyanın güzelleri
Eline su dökemez

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Fırtına durulacak
Koşanlar yorulacak
Bir gün elbet bizim de
Bir yuvamız olacak

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Fıstığı köklü diktim
Yar çağırdı ben gittim
O zalimin derdinden
Dağ taşı aşıp gittim

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Fırın üstünde kürek
Yine ah çekti yürek
Her dertlere dayandım
Buna dayanmaz yürek

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Fırında olur ekmek
Toprağa tohum ekmek
En keyifli iş budur
Çalışıp zahmet çekmek

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Fadime’m yayla kuşu
Çıkamam bu yokuşu
Gel al beni arkana
Olursun cennet kuşu

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Ferman benim değildir
Derman benim değildir
Sevgilime nezrettim
Bu can benim değildir

♦  ♦  ♦  ♦  ♦

Fındığa gaga derim
Darılma şaka derim
Sen beni bastırırsan
Ben sana aga derim

 

Bir Yorum

Başa dön tuşu