Halkın Yaşayış Tarzını ve Değerlerini Anlatan Manzumeler

Share on twitter
Share on facebook
Share on linkedin
Share on email
Halkın Yaşayış Tarzı ve Değerleri

Halkın Yaşayış Tarzını ve Değerlerini Anlatan Manzumeler

Millî Edebiyat döneminin etkili olduğu dönemde kimi şairler Türk milliyetçiliği üzerine yoğunlaşan Millî Edebiyat şairlerine katılmadı. Bunların başında gelen Mehmet Akif gibi şairler halkın içinde bulunduğu olumsuz durumların nedenini İslam dininden uzaklaşmaya bağlamışlar ve dinden uzaklaşan insanların ne duruma düştüklerini örneklendirmek için halkın yaşayışını gözler önüne seren şiirler yazarak dikkatleri halk üzerine çekmeye çalışmışlardır. Özellikle İstanbul’un fakir semtlerinde yaşanan iç yakıcı ve karartıcı hayat sahnelerinin konu edildiği bu şiirler, yazıldığı dönemde oldukça ses getirmiştir.

Halkın yaşayış tarzını anlatan şiirler daha çok didaktik olduğundan şiirsel ahenk yönünden kusurlu olarak görülmüş ve bu tür şiirler “manzume” adıyla anılmıştır.

Ölçülü, uyaklı, dizelerle yazılmış olmakla birlikte gerçek şiir düzeyine ulaşamamış, sanat değeri taşımayan ürünlere manzume denir.

Zengin sembollerle, ritimli sözlerle, seslerin uyumlu kullanımıyla ortaya çıkan. hece ve durak bakımından denk ve kendi başına bir bütün olan edebî anlatım biçimine ise şiir denir.

Şiir okuyanda estetik duygular oluşturur. Okuyanın duygularını harekete geçirir. Şiir dil içinde yeni bir dil yaratmaktır. Saf şiirde şiirin dışında başkaca bir amaç güdülmez. Bir şey öğretilmek, bir gerçeği dile getirmek gibi bir amaç söz konusu değildir. Manzume ise biçim olarak şiir olmakla birlikte bir gerçeği dile getirmek, bir fayda sağlamak için yazılır. Bir olay dizelerle anlatılır manzumede. Yer, olay, kişi ve zaman ögeleri taşıması yönüyle öyküye benzer.

Halkın yaşama tarzını ve değerlerini anlatan manzumeler, dizelerden, çoğu zaman beyitlerden ve serbest müstezat biçiminde yazılmış dize kümelerinden meydana gelir. Bu şiirlerde ahenk aruz ölçüsüyle, uyakla, redifle, asonans ve aliterasyonlarla sağlanmıştır. Konuşma dili hem sözcük hem cümle düzeyinde yoğun olarak kullanılmıştır.

Mehmet Akif’in manzumelerinde mekân çoğunlukla İstanbul’un değişik semtleridir. Manzum hikâye bir olayı şiir biçiminde anlatır. Örneğin Mehmet Akif’in “Küfe” adlı manzum hikâyesinde İstanbul sokaklarında bir küfeyi tekmeleyen on üç yaşında Hasan adlı bir çocuğun, durumuna isyan edip okumak istemesi, anlatıcının bir sabah eskisinden daha fakirlik içinde olan Hasan’la tekrar karşılaşması en sonunda da anlatıcının Hasan’ın mahküm olmasına üzülmesi anlatılır.

Millî Edebiyat Döneminde Mehmet Akif’in yazdığı manzumelerin ana teması İslam Dünyası’nın içinde bulunduğu üzüntü verici durumdur. Cahillik, yoksulluk sarmalında kıvranan Müslümanların dramıdır. Onun manzumeleri devrin gerçek bir sosyal probleminin aynası gibidir. Yazıldığı dönemle bire bir ilişkilidir. Bu manzumelerin yazılış amacı insanları uyandırmak, geri kalmışlığın sebeplerini ortaya koymak ve halkın uyanmasını sağlamaktır. Şairin İslamcılık görüşünün bütün izleri manzumelerinde görülür. Dolayısıyla eserle şairin yaşamı ve düşünce biçimi arasında sıkı bir bağ vardır.

Türk Dili ve Edebiyatı Konularını Görmek İçin Linke Tıklayın

İLGİLİ YAZILAR

9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı DYK Kurs Planı
Araştırma
Editör

9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı DYK Kurs Planı 2021-2022

Ana Başlıklar;9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı DYK Kurs Planı 2021-2022Kurs Planları Nasıl Hazırlanırİlginizi Çekebilecek Konuları 9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı DYK Kurs Planı