Atasözleri

Ateş Düştüğü Yeri Yakar Atasözünün Anlamı Nedir?

Ateş Düştüğü Yeri Yakar Atasözünün Anlamı Nedir?

Ateş düştüğü yeri yakar deyimi günlük yaşamda aktif olarak kullanılan deyimlerden biridir. Bu deyim ile anlatılmak istenen, birinin çektiği acıyı kimsenin anlayamayacağıdır. Aynı derecede üzülmek, aynı biçimde acıyı hissetmek zordur. Bu neden ile de sadece acıyı yaşayan kişi ne hissettiğini anlayacaktır. Ateş düştüğü yeri yakar ile acıyı çekmeyenin anlamayacağı söylenmek istenir. Deyimler, cümle içlerinde rahatça kullanılır ve istenilen her durumda cümlelere eklenebilir. Üzücü bir durum ile karşı karşıya olan kişiler için de ateş düştüğü yeri yakar deyimi kullanılabilir.

Ateş Düştüğü Yeri Yakar ile Anlatılmak İstenen Nedir?

Ateşin düştüğü yeri yakması cümle içinde kullanılabilen bir deyimdir. Bir kişinin hissettiği acı ona aittir. Bir başkası aynı duruma maruz kalmadıkça hissedilen acıyı anlayamaz. Ateşin düştüğü yeri yakması da buradan ortaya çıkar. Acıyı sadece hisseden kişi bilecektir. Empati yapma noktasında da hissedilmeyen, daha önce denenmemiş duygu ve hislerin anlaşılması zordur. Dolayısı ile empati yapabilmek, birinin yerine kendini koyabilmek için de benzer duygular ile daha önce tanışmış olmak daha sağlıklıdır. Ateş düştüğü yeri yakar bir olay karşısındaki asıl özne kadar kimsenin üzülemeyeceğini söyler.

Ateş Düştüğü Yeri Yakar Türk Dil Kurumu Açıklaması

Ateş düştüğü yeri yakar TDK tarafından açıklanmış bir deyimdir. Türk Dil Kurumu ateş düştüğü yeri yakar sözü ile ilgili olarak acıyı asıl yaşayanın canının yanacağı şeklinde açıklama yapmıştır. Türk Dil Kurumu sadece ateş düştüğü yeri yakar deyimini değil birçok deyimi daha açıklamıştır. Bilinen tüm deyim ve atasözlerine yönelik açıklamalar yaparak bu kültür ögelerinin kaybolmasını engellemeye çalışmaktadır.

Ateş düştüğü yeri yakar halk arasında en sık kullanılan ve üzerine şarkılar dahi yazılmış bir deyimdir. Deyimler, günlük hayatta sadece halk arasında kullanılmaz. Bir kültürün ve toplumun devam edebilmesi için yazısız olmayan kaynakların da sürdürülebilir olması gerekir. Bu neden ile de Türk Dil Kurumu sadece atasözlerini ve deyimleri değil aynı zamanda efsaneleri, masalları, hikayeleri, mit ve mitosları da yazılı hale getirmeyi tercih etmiştir.

⇒ Daha Fazla Atasözleri ve Anlamları İçin Sayfamızı Ziyaret Edebilirsiniz.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu