Anlatmaya Bağlı Edebi Metinler

Share on twitter
Share on facebook
Share on linkedin
Share on email
Anlatmaya Bağlı Edebi Metinler

Anlatmaya Bağlı Edebi Metinler

Mesnevi

İslam etkisindeki Türk edebiyatında anlatmaya bağlı edebi metinler divan şiirinde ve halk şiirinde farklı alanlarda gelişmiştir. Divan edebiyatında anlatmaya bağlı edebi türlerin başında mesneviler gelir. Bu dönemde edebiyatımızda roman türü olmadığından, roman türünün yerini mesneviler tutmuştur. İster aşk konulu olsun ister tasavvuf konulu, binlerce beyit tutarındaki mesnevilerde romana konu olabilecek bir anlatım söz konusudur.

Türk edebiyatında en büyük mesnevi şairlerinin yetiştiği dönem 16. yüzyıldır. Bu yüzyılın öteki nazım şekillerinde olduğu gibi mesnevide de üstad Fuzuli’dir. Fuzuli, Beng ü Bade adlı sembolik mesnevisinde afyonla şarabı karşılaştırmıştır. Şair burada şarapla Şah İsmail’i, afyonla Sultan Bayezit’ı anlatmak istemiştir. Fuzuli 3036 beyitlik Leyla vü Mecnun adlı mesnevisi ise bir şaheserdir. Bu eser Türkçe yazılan Leyla ve Mecnun mesnevilerinin en güzelidir. Eserde, Leyla ile Mecnun’un okulda başlayan maddi aşkının eserin sonunda ilahi aşka dönüşmesi anlatılır.

Taşlıcalı Yahya Bey, büyük bir Divan’ı olduğu halde daha çok mesnevi şairi olarak tanınmıştır. Şair, Gencine- i Raz, Gülşen-i Envar, Kitab-ı Usul, Şah u Geda ve Yusuf u Züleyha adlı mesnevileriyle bir hamse oluşturmuştur. Yahya Bey’in Edirne Şehrengizi ve İstanbul Şehrengizi adlı iki mesnevisi daha vardır.

17. yüzyılın en önemli mesnevi şairi olan Nev’izade Ata’i’nin hamsesi vardır. Şairin bu hamsesi Sakiname, Alemnüma, Sohbetü’l-Ekbar, Heft-Han, Hilyetü’l-Efkâr ve Nefhatü’l-Ezhar adlı mesnevlerinden oluşmaktadır. Bu yüzyılın en büyük mesnevi şairi Nabi’dir. Şairin Hayriye, Hayrabad ve Surname adlı mesnevileri vardır. Bu yüzyılda yaşayan Sabit de yazdığı Zafername, Berbername gibi mesnevileriyle kayda değer bir isimdir.

18. yüzyılda eski ortak mesnevi konuları bırakılmış, yeni ve daha değişik konular ele alınmıştır. Bu yüzyılın ve edebiyatımızın en büyük şairlerinden olan Şeyh Galip, Hüsn ü Aşk adlı eseriyle divan edebiyatının en güzel mesnevilerinden birini vermiştir. Bu yüzyılda yaşayan Sümbülzade Vehbi, Tuhfe ve Nuhbe adlı manzum sözlüklerinin yanında Nabi’nin Hayriyye’sine nazire olarak söylediği Lutfiyye adlı mesnevisiyle de tanınır.

19. yüzyılda yaşayan Enderunlu Fazıl, Hubanname, Zenanname ve Defter-i Aşk adlı mesnevileri vardır. Yüzyılın başında yani Tanzimat edebiyatının başlamasından az önce yaşayan İzzet Molla ise mesnevinin son temsilcisi sayılır. Çünkü Tanzimat edebiyatında mesnevi nazım şekli kullanılmamıştır.

Masal

Hayal ürünü olaylara dayalı anlatım türüdür. Masalda anlatılanlar belli bir zamana bağlanmaz. Olaylar çoğunlukla “-miş”li geçmiş zaman kipiyle anlatılır. Masallarda insanın değişmeyen yönleri anlatılır, bu yönüyle masallar evrensel bir nitelik taşır. Eğiticilik yönü de bulunan masal kahramanlarının insanüstü güçleri vardır. Masallar genellikle tekerlemeyle başlayıp tekerlemeyle biter.

Masallar üç bölümden oluşur. Birincisi “döşeme” denen başlangıç bölümüdür. Bu kısımla masalı anlatan kişi, dinleyicilerin dikkatini kendine çekmek için “Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, deve tellâl iken, pire berber iken…” gibi konuyla ilgisi olmayan sözler söyler. “Asıl masal” denen ikinci bölümde asıl olay ya da olaylar zinciri anlatılır. Bu bölümün kendi içinde giriş, gelişme, sonuç bölümleri vardır. “Dilek” denen üçüncü ve son bölümde ise başlangıçta olduğu gibi yine bir tekerleme vardır.

Masallar, halk masalları ve sanat masalları olarak ikiye ayrılabilir: Halk masalları toplumun değer yargılarını, anlayışını, kültürünü, dünya görüşünü yansıtan anonim ürünlerdir. Sanat masalları ise toplumda görülen aksaklıkları yermek, bir düşünceyi ortaya koymak gibi belli bir amaca yönelik olarak bir yazar tarafından yazılan masallardır. Bu masallara “yapma masallar” da denilebilir.

Dünya edebiyatında Kelile ve Dimne, Binbir Gece Masalları, Türk edebiyatında ise Keloğlan Masalları çok tanınmıştır.

Halk Hikayesi

Gerçek ya da gerçeğe yakın olayların anlatıldığı uzun soluklu anlatım türüdür. Geleneksel bir içeriği olan, kuşaktan kuşağa sözlü olarak aktarılan öykülerdir. Genellikle sevgi ve kahramanlık konularını işler. Kişiler gerçek yaşama uygundur. Bu kişilerin olağanüstü özellikleri oldukça sınırlıdır. Halk hikâyeleri, diğer insanlara göre daha kültürlü kişiler tarafından anlatılır. Nesir nazım karışımı bir anlatım kullanılır. Kerem ile Aslı, Ferhat ile Şirin ünlü halk hikayelerindendir.

Halk hikâyeleri konularına göre üçe ayrılır:

⇒ Aşk hikâyeleri: Toplum hafızasında uzun süre yaşayan aşkların hikâyeleştirildiği sevgi temalı halk hikâyeleridir. Bu hikâyelere Elif ile Mahmut, Derdi – yok ile Zülfü-siyah, Aşık Garip, Kerem ile Aslı, Arzu ile Kanber, Tahir ile Zühre, Ercişli Emrah ile Selvihan vb. örnek verilebilir.

⇒  Dini temalı kahramanlık hikâyeleri: Tarihe mal olmuş kahramanları veya dinsel açıdan önemli kabul edilen erdemli kişileri konu edinen halk hikâyeleridir. Bu hikâyelere Danişment Gazi ile ilgili hikâyeler, Hayber Kalesi, Kan Kalesi gibi Hz. Ali ile ilgili hikâyeler vb. örnek verilebilir.

⇒  Destanî halk hikâyeleri: İçinde destana ait bazı özellikleri barındıran halk hikâyeleridir. Bu hikâyelere Dede Korkut Hikâyeleri ve Köroğlu Hikâyesi örnek gösterilebilir.

 

Halk Hikayelerinin Genel Özellikleri

⇒  Aşk, sevgi ve kahramanlık gibi konular işlenir.

⇒  Ortaya çıktıkları dönemin sosyal, siyasal ve kültürel özelliklerini yansıtır.

⇒  Olaylar halkın anlayacağı, sade bir dille anlatılır.

⇒  Aşıklar, olayları saz çalarak taklitler yaparak anlatır.

⇒  Kişiler ve olaylar gerçeğe yakındır; olağanüstülükler oldukça sınırlıdır.

⇒ Anlatıcıları halk ozanları, şairler, aşıklar gibi kültürü olan kişilerdir.

⇒  Anlatımda nazım ve nesir birlikte kullanılır. Hikâyelerde olayın anlatımını hızlandırmak için nesre başvurulurken, duyguları daha etkili yansıtmak için nazım kullanılmıştır.

⇒  Halk hikâyeleri sözlü gelenek ürünleridir, yani anonimdir.

Halk hikâyeleri; Türk, Arap ve İran-Hint kaynaklı olmak üzere üç grupta toplanır.

⇒  Türk kaynaklı hikâyeler: Dede Korkut Hikâyeleri, Kerem ile Aslı, Äşık Garip, Emrah ile Selvihan..

⇒  Arap kaynaklı hikâyeler: Yusuf ü Züleyha, Leyla ile Mecnun…

⇒  Hint-İran kaynaklı hikâyeler: Ferhat ile Şirin, Kelile ve Dimne…

 

Efsane

Çok eski zamanlardan beri söylenegelen, olağanüstü varlıkları, olayları konu edinen hikâyelerdir. Efsanede, doğa olayları olağanüstü niteliklerle anlatılır. Efsanelerin kaynağında tarih vardır. Tarihsel nitelik taşıyan olaylar, halkın hayal gücüyle olağanüstü özelliklerle olgunlaşır. Halk, inançları etkisi altında, tarihle ilgili olayları idealize ederek masallaştırır. Kuşlarla, çiçeklerle, kayalarla, ağaçlarla, canlı cansız değişik varlıklarla ilgili bir çok efsane, halkımızın dilinde dolaşmış, nesilden nesile aktarılmıştır.

Türk Dili ve Edebiyatı Konularını Görmek İçin Linke Tıklayın

İLGİLİ YAZILAR

TYT Deneme Sınavları PDF İndir
Araştırma
Editör

TYT Deneme Sınavları PDF İndir (2022)

TYT Deneme Sınavları PDF İndir (2022) konu başlığı altında sizler için Üniversiteye giriş ilk sınavı olan TYT için, farklı kaynaklardan derlediğimiz  PDF formatında deneme sınavlarını